16 Kasım 2019
  • Lefkoşa16°C
  • Girne17°C
  • Güzelyurt14°C
  • İskele17°C
  • Mağusa17°C
  • Lefke16°C
  • İstanbul14°C
  • London7°C

MİLLİ HAFTA SONU

Deniz Kalıbcıoğlu

16 Ekim 2019 Çarşamba 12:30

Futbol sezonu başladığı zaman hafta sonu yapılacaklar birçok insan için bellidir. Premier Lig izlerse Cumartesi 14.30 maçı ile başlayan seyir akşama kadar devam eder, Türkiye Ligi’ni takip ediyorsa da akşam maçları ile sonlanır. Pazar geceleri de aynı şekildedir. Son dönemlerde artan milli maç araları ise futbol severin aslında sevmediği bir hafta sonu oluyor. Şahsen milli maç araları bana da inanılmaz gereksiz bir durum gibi gelse de, geçtiğimiz hafta sonu milli maç arası olduğuna o kadar sevindim ki anlatamam.

Ne vardı peki bu hafta sonu? Aslında hafta sonu değil de, Cumartesi oldu tüm olanlar. Kısaca özetlemek gerekirse;

 

  • Sabah saatlerinde önceden yapılacağı duyurulan INEOS159Challenge yapıldı. Resmi bir yarış olmamakla beraber, şu anda Maraton Dünya Rekorunun da sahibi olan Eliud Kipchoge maraton süresini 2 saat altına indirme amacıyla piste çıktı ve bunu başardı. 42.2 km’lik parkuru 1 saat 59 dakika 40 saniyede bitirerek, insanoğlunun önündeki bir bariyeri daha yerle bir etti. Şu anda kendisine ait 2 saat 1 dakika 38 saniye olan resmi maraton rekorunu da kırabilecek en önemli sporcu olarak görülüyor 34 yaşındaki Kenyalı atlet Kipchoge. Bence çok kısa bir zamanda resmi bir yarışta da süre 2 saatin altına inecektir. Çünkü insanların tek görmesi gereken bunun yapılabilir bir şey olduğuydu. Yapıldı…

 

dk1-002.jpg

 

  • 1954 yılında insanlar 1 milin (1.6 km), 4 dakika altında koşulabileceğine inanmıyorlardı. Çok denenmişti ama kimse 4 dakika altına inememişti. Roger Bannister’e kadar. O, 1 mili 3 dakika 59 saniyede koştu ve kafadaki bariyerleri aştı. Kendisinden sonra bugüne kadar 1,400’den fazla atlet resmi olarak 4 dakika bariyerinden hızlı koştu ve rekor şu anda 3 dakika 43 saniyede. Yani sadece 4 dakika altına inilmekle kalınmadı, 17 saniye de gelişti. Bu bağlamda 2 saat altı maraton rekorunun da gelişeceğinden eminim.

 

  • Kipchoge’nin 42.2 km’lik mesafeyi 1:59:40’da geçmesi için yaptığı tempoyu özetlemek gerekirse, 17 saniyelik 100 metreleri 422 kez üst üste koştu diyebiliriz. Veya 21 km/s hız ile 2 saat boyunca koştu diyebiliriz. Kat ettiği kilometre başına harcadığı süre de 2 dakika 51 saniye.

 

dk4-003.jpg

 

  • Kipchoge’nin tarifsiz başarısı sonrası gözlerimizi bisiklete çevirdik. Sezonun son anıtsal klasik yarışı, “Düşen Yaprakların Yarışı” olarak adlandırılan Il Lombardia, İtalya’da Bergamo’dan başlayıp Como’ya doğru yol aldı ve bisiklet sezonu da resmi olmasa da kapanmış oldu. Çok güzel bir coğrafyada geçen yarışı galibi TREKSegafredo sürücüsü Bauke Mollema oldu. Mollema’nın yarış stilini ve karakterini bilenler bu galibiyete inanılmaz sevindiler. Geçtiğimiz dönemlerde çok az farklar ile şampiyonlukları veya etap galibiyetlerini kaçıran, ekmeğini taştan çıkaran bir karaktere sahip Mollema’nın da ilk anıtsal klasik zaferi oldu. Yarışın son 18 km’sinde yaptığı atak ile arkasına bir daha bakmayan Mollema’yı yakalamaya çalışan isimler Dünya eski Şampiyonu Valverde, son Tour de France şampiyonu Egan Bernal ve çok güçlü bir isim olan Jakob Fuglsang da başarısız oldular. Büyük turlar esnasında yanında birçok kitap taşıyan ve sürekli okuyan biri olduğunu bildiğimiz Mollema’nın galibiyeti kadar Valverde’nin bir yarış kazanamaması da sezonun mutluluklarındandı. Yarışı kazanan son Hollandalı isim 1981 yılında Hennie Kuper olmuştu.

 

dk3-003.jpg

 

  • Akşam olduğunda gözlerimizi uzaklara, Pasifik Okyanusunun içindeki Hawaii’ye çevirdik. Kona bölgesinde her yıl düzenlenen IRONMAN Dünya Şampiyonası büyük bir ilgiyi de beraberinde getiriyor. Sporcular aynı gün içinde 3.8km yüzüp, 180km bisiklete biniyorlar ve hemen ardından maraton mesafesi yani 42.2km koşarak finişe ulaşmaya çalışıyorlar. İnsan limitlerinin en üst sınırlarını görebildiğiniz bir yarış KONA. Dünya üzerindeki en iyi triatlon sporcuları burada buluşuyorlar. En fantastik bisikletler, en havalı ayakkabılar, son teknoloji kıyafetler hepsi burada görücüye çıkıyor. Tam bir triatlon festivali anlayacağınız. 2015 ve 2016 yıllarında bu yarışı üst üste kazanmayı başaran Alman atlet Jan Frodeno, sakatlıklar ile boğuştuğu 2 senenin ardından kaldığı yerden devam etti ve parkur rekoru kırarak, 7 saat 51 dakikada finişe ilk sırada gelmeyi başardı. Son 2 senenin şampiyonu bir diğer Alman Partcik Lange hastalığından ötürü bisiklet etabında yarışı bırakırken, ikinci sırayı 39 yaşındaki tecrübeli Amerikan Tim O’Donell, üçüncü sırayı ise eski şampiyonlardan Sebastian Kienle aldı. Kadınlarda ise çok güçlü bir atlet olan Anne Haug, yarışı uzun bir süre önde götüren Lucy Charles’ı koşuda geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kazandı. 2015, 2016, 2017 ve 2018’de olmak üzere 4 kez üst üste şampiyonluğu bulunan efsane Daniela Ryf ise hastalıklarla boğuştuğu yarışta podyum göremedi ve üst üste 5. şampiyonluğuna ulaşamadı.

 

dk2-002.jpg

 

  • Demek istediğim o ki, futboldan aldığınız zevkin çok daha fazlasını başka sporlardan almak mümkün. Yeter ki tek düzelikten ve futbol izlemenin “kolaycılığından” vazgeçmeye karar verip, bahsettiğim sporların iç hikayelerini ve mesajlarını algılamaya açık olmak. Olay sadece yarışı ilk sırada bitirenlerde değil, olay bahsettiğim mesafeleri dizlerinin üstünden bacakları olmayan bir amatörün bitirirken izleyenlerden aldığı destek, olay 17 saat bariyerinin bitmesine 2 dakika kala finiş çizgisinin ucundan gözüken 80 yaşındaki amcanın süre bitmeden finişe ulaşması için herkesin nefesini tutması. Ve bu iki sporcunun da yarışın şampiyonundan aldığı destek. Çünkü Frodeno yarışı 9 saat önce bitirmiş, duşunu almış ve amatör sporcuları desteklemek için finiş noktasına gelmişti...