22 Ekim 2020
  • Lefkoşa18°C
  • Girne19°C
  • Güzelyurt16°C
  • İskele19°C
  • Mağusa19°C
  • Lefke18°C
  • İstanbul17°C
  • London13°C

“KRALİYET OYUNU”

Serkan Soyalan

15 Ekim 2020 Perşembe 15:37

Satranç oyuncularına hep imrenmişimdir. Rakibin hamlesini önceden kestirip, ona göre hamle yapmanın hesabı kitabı, zeki insanın işidir.

            Tarihi çok çok eskilere dayanan satrancın bir spor dalı olup olmadığı da tartışıldı uzunca. Ancak ben bunun bir spor dalı olduğundan yanayım. O yüzden de bugün bu sayfalara taşıdım konuyu.

 

            Tarihi geçmişe vurgu yaptım da, öyle birkaç yüzyıllık bir tarihi düşünmeyin. Daha eskilere milattan öncelere, Mısırlılara uzanalım. Çünkü milattan önce 2000’li yıllarda satrancın oynandığına, piramitlerdeki kabartmalardaki bulgularda rastlıyoruz. Sadece hiyerogliflerde mi? Hindistan’da da milattan sonra 3’üncü yüzyılda “çatarunga”, ismiyle oynanan bu oyunun ilk yazılı belgeleri de “Sanskritçe” dilinde yazılan belgeler olarak kabul ediliyor.

9’uncu yüzyıldan sonra da Avrupa’da yaygınlaşamaya başlayan bu spor “Kraliyet Oyunu” olarak da adlandırılmış ve satranç oyuncuları şahları mat etmenin peşine düşmüşlerdir. Burada bir yandan şövalyelerin yedi yiğit erdeminden biri olarak sayılırken, diğer yandan da kilise tarafından uygun bulunmuyor, yasaklanmaya çalışılıyordu.  Eee, kolay değil ya satranç, oynamak her yiğidin harcı değil. İyi bir satranç oyuncusu, başarılı bir şövalye olmayı da hak ediyordu. Bu bir erdem sayılıyordu. Diğer yandan da kilise, uzun zaman dilimlerine yayılan satranç müsabakalarını, dünya işi olarak görüyor ve “harcanan zaman” olarak değerlendirip, oyunun yasaklanmasını ve insanların dünya işlerine yönelmesini istiyordu.

Meraklısına bir de dip not aktarayım, satranç turnuvalarının ilk resmi Dünya Şampiyonu, 1924’te Wilhelm Steinitz olmuştur.

satranc-site.jpg

Zweig’in “Satranç” kitabı

 

            Dünya edebiyatının güçlü kalemlerinden, benimde çok severek okuduğum Stefan Zweig’in “Satranç” kitabını okudunuz mu? Okumadıysanız, mutlaka okumalısınız.

            Kitapla ilgili beklentiniz, “satrancın inceliklerini aktarmaysa” yanılıyorsunuz, ancak satranca meraklı olmayanlar, bu kitabı okuduktan sonra mutlaka satranç sporuna yönelecektir.

            Kitap, New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir gemide geçer.

Kitabın konusu ise Czentovic ve Dr. B isimli iki karakterin satranç üzerinde farklı deneyimler sonucunda ustalaşmaları ve kaderin kendilerini bu gemide birleştirmesidir.

Ne acıdır ki, bu kitap ölümünden önce Zweig’in yazdığı son kitaptır. Bu kitabı yazdıktan sonra, Zweig kendi yaşamını sonlandırır.

 

Kitaptan notlar:

 

  • “…satrancın eşsiz bir faydası vardı; ruhsal enerjinizin daracık bir alana yönlendirilmesiyle en ağır düşünce eyleminde bile beyninizi gevşetmiyor, tam tersine kıvraklığını ve esnekliğini daha da arttırıyordu…Beynimin tazelendiğini ve hatta sürekli düşünmeye zorlandığı için adeta bilendiğini ve keskinleştiğini hissediyordum”

 

  • “Siyah olan ben, beyaz olan ben’in yapacağı her hamleyi heyecanla bekliyordu”.

 

 


 

LeBron’dan 4. kariyer şampiyonluğu

 

lebron-site-002.jpg

            NBA’de 2020 şampiyonu LA Lakers olurken, LeBron James de adını tarih sayfalarına altın harflerle yazdırdı. Kral, LA şampiyonluğuyla beraber, üç farklı takımla şampiyonluk yaşayarak, erişilmesi çok zor bir başarıya imza attı.

            2012 ve 2013’te Miami Heat ile iki şampiyonluk yaşayan, ardından da 2016’da Cleveland Cavaliers de şampiyonluğa erişen Kral, oynadığı 17 sezonda, 10 finalde, 4’üncü kez zafere ulaştı.

            Keyifle ve heyecanla izlediğimiz nice anlar bırakmaya devam ediyor bizlere efsane basketbolcu.

 

 


 

 

“Herkes futbolu çok özledi”

            Göçmenköy Teknik Direktörü Hakan Sermaye Hocam’ın açıklamalarını okudum, önceki gün Diyalog’da, sevgili Beyzade yazdı.

            Hakan Hoca, içinden geçmekte olduğumuz dönemde herkesin bir görevi olduğunu, kendine düşen görevin de oyuncuları ayakta tutmak olduğunu söyledi. En zor görevi biçti kendine Hakan Semaye, bu süreçte en zoru bu, “Motivasyonu ayakta tutmak ve oyuncuları ayakta tutmak”. Çünkü içinden geçmekte olduğumuz dönem, toplumun her kesiminin ayakta durmakta zorlandığı bir dönem, maddi ve manevi…

            Herkesin futbola dönüş yapmak istediğini de söyleyen Sermaye, (ki bu da maddi ve manevi olarak değerlendirilebilir) sağlığın da her şeyden önce geldiğini söyledi.

            Biz de özledik, biz de başlamasını çok istiyoruz ve azalan bu vaka sayıları da göz önünde bulundurulduğunda, yeni kararlarla birtakım açılımların daha yapılmasını bekliyoruz. Futbolun heyecanının, yüreğimizi titreteceği günleri bekliyoruz. Ama önce sağlık; bilirkişilerin verileri ve uzmanların uyarılarıyla, yeniden şekillenmelidir futbolumuzda.