18 Kasım 2018
  • Lefkoşa22°C
  • Girne23°C
  • Güzelyurt20°C
  • İskele22°C
  • Mağusa22°C
  • Lefke22°C
  • İstanbul14°C
  • London11°C

DENGE…

Haldun Oktay

25 Mart 2017 Cumartesi 20:17

Şenol Şöför-İbrahim Köse işbirliği üçte öne geçmesini sağladı Gençler Birliği’nin. Fakat erken sürdü bahar havasında keyif yapmak. Binatlı oyuna asıldı skora denge getirdi. Aslında gol geliyorum demişti. Ciddi şekilde açıklar vardı. Sağ taraf sinyal veriyordu sürekli. Geriye düşmenin faturası hemen Mehmet Aylanç’a kesildi, dışarıya alındı.

Tek suçlu Mehmet miydi? Kesinlikle katılmıyorum ben bu düşünceye. Şenol maçın başından itibaren sadece öne koştu. Asla ve asla geriye gelmedi.

Mehmet Erol sol bekte, Halil Türen ise bir önde merkezde başladı. Maç boyunca asla uyum sağlayamadı Hussain Saddam İle.

Bu iki nedenden dolayıdır ki Mehmet tek suçlu değil dedim. Önü boş olan ve gerekli desteği alamayan bir bekten çok da fazlasını beklemek haksızlık olur.

Mehmet Erol  bence  hemen öne atılmalıydı. Mehmet koşan, adam kovalayan ve doğru hamleler yapan bir futbolcu. Oyuncunun bu kadar dışa itilmesi doğru değildi.

Orta alandaki uyumsuzluk aslında savunmanın tamamını etkiledi. Takımın tüm dengesi bozuldu. Rakip savunma önünde fazladan boş alan buldu, top attı veya driplingle geldi. Yusuf Beyazi ve Emir’i ilk kez bu kadar kötü gördüm. İkisi de aynı topa müdahale etti, kademe kalmadı, geriye adam kaçtı.

Yusuf da Emir de bire birlerde kaybeden taraf oldu. Doğal olarak da Binatlı, hem pozisyon hem de goller buldu. 

Arif Uysal hep stoperlerin önünde kaldı. Yirmi metre karede oynadı. Koşmadı, kendine alan yaratmak için çaba sarf etmedi. Çizgiye hiç gitmedi. Doğal olarak da oyunda yoktu.

İbrahim Köse golü attı arazi oldu. Sonuç olarak da Gençler Birliği üçüncü bölgede olmadı.                                                                               

Kimse bana futbolcuların aklı kupada demesin. Eğer kupada ise hakemin her çaldığı düdüğe itiraz etmek niye? Topun dışında her şeye karşı agresif olmanın mantığı ne?

Bu güne kadar izlediğim tüm maçlarda Gençler Birliği oyunu tutan, önde olan taraftı. Benim için büyük bir merak konusuydu Gençler Birliği’nin geriye düştüğü zamanki performansı.

Acaba oyunu kurtarmak için neler yapılacaktı? Futbolcular gerideyken bu baskıyı hem fiziki hem de mental olarak nasıl atlatacaklardı? Elli altıda Emek oyundan atılana kadar bu sorularımın cevabı yoktu sahada.

Rakibin bir eksik oynadığı dakikalarda daha fazla geldi Gençler Birliği. Ama Binatlı savunmada hata yapmadı. Dikkatli ve yakın oynadılar. Rakipten fazla koştular, mücadele ettiler, yardımlaştılar. Alınacak üç puan çok şey ifade ediyordu onlar için. Son düdüğe kadar sergiledikleri mücadele ile haklı bir galibiyet alarak ligde kalma adına dev bir adım attılar.

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.